|
Ak Hunlar beşinci yüzyılın başlarında Isığ gölü çevresinde Avarlara bağlı yaşarlarken bu yüzyılın ikinci yarısında Maveraünnehir'e ve Tohoristan'a yayılmışlardır. Batıya doğru ilerlemelerine devam ederek Çin'in kuzeybatısındaki Gobi çölünden Hazar Denizi kenarına kadar yayılan bir devlet kurmuşlardır.
Akhunlar’ın güneye inen bir kolu da Kabil çevresinde bulunan Kuşanlar'ı
yenerek Hindistan'a doğru ilerlemiş ve Hindistan'da bulunan Gubta
İmparatorluğunun parçalanmasından sonra (470)İndüs vadisini ve Ganj
vadisini almışlardır (530)
Fakat Hindistan'daki Akhunlar yedinci yüzyılın yarısından sonra tarih
sahnesinden çekilerek yerli halk arasında kaybolmuşlardır. Batı
Akhunları ise, bir taraftan Orta Asya'da hâkimiyeti temin eden
Göktürklerin bir taraftan da İran tahtında bulunan Sasanilerin arasında
kalmışlar, iki taraftan saldıran kuvvetli düşmanları ile başa
çıkamayarak 563-567 yıllarında tarih sahnesinden silinmişlerdir.
Akhunların Kökeni ve Adı
Ak Hun İmparatorluğu, Büyük Hun İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra
Batı Türkistan yöresine gelen Türkler tarafından kurulan bir devlettir.
Akhun Türk Tarihi hakkındaki bilgiler oldukça kısıtlıdır.
Çağdaş devletleri olan Sasani, Çinli ve Bizanslı kaynaklardan böyle bir
devlet olduğu bahsedilmektedir. Yapılan araştırmalar sonucu bu devletin
kurucularının Hun birliğinin bozulmasından sonra Afganistan bölgesine
gelen Uar ve Hun kabileleri, bu bölgedeki yönetim boşluğundan
yararlanarak bugünkü Afganistan-Tacikistan çevresinde devlet
kurmuşlardır. İlk dönemler Sasanilerle iyi geçinmişlerdir. Kuzey
Hindistan ve Pakistan, Keşmir'e doğru yayılmışlardır. Sasaniler'in iç
politikalarında yardımcı olmuşlardır. Farsça kaynaklarda "Eftalitler"
olarak geçen bu devletin yönetici ailesinin "Eftal sülalesi" olduğu
kanısı yaygındır ya da "Heftal adında bir kağanın sülalesi" olduğunu da
söyleyenler de vardır. Fakat Akhunların Orta Asya steplerinden
geldikleri kesindir. Çinliler ise bu devlete "Hua" diyordu.
Sasanilere göre, Akhunlar, 5. yüzyılın başlarında Ceyhun Irmağı'nı
geçerek komşuları Sasanilerin sınırlarına dayandılar. Savaşçı
hükümdarları Hakan'ın yönetiminde Rey önlerine kadar ilerlediler, ama
Sasani Hükümdarı V. Behram bu akınları durdurdu. İç Asya'da, Hun
idaresinden sonra iktidara gelen Sienpilerin yerine kurulan büyük Asya
Avar devletinde, Uar ve Hun adlarında iki kabile grubu, 350'lerde,
bilinmeyen bir sebeple o devletten ayrılarak, bugünkü Güney Kazakistan
bozkırına gelmiş; buranın eski Hun halkını Volga'ya doğru ittikten
(Avrupa Hunları) az sonra güneye yönelerek, Afganistan'ın Toharistan
bölgesine inmişti. Sonuçta, Akhunların soyu; Büyük Hunlarına
dayanmaktadır.
Hakimiyetini, batıda Hirkania'ya (Gurgan, Hazar denizinin güneyi) kadar
genişleten bu devlet, 5. asır ortalarından itibaren "Heftal" adında
yeni bir hükümdar ailesine sahip olmuş (bu ad ilk defa 457'de
görülüyor) ve yıkıldığı 557 yılına kadar hem sülale, hem kavim olarak,
öteki adlar ve "Ak Hun" adı ile birlikte bu adı da taşımıştır. Yapılan
tespitlere göre, devlette rol oynayan kabilelerden bazıları şunlardı:
Kadis-hun (Herat civarında. Pers kaynaklarında Hvon, Prokopios'da
Eftalit diye zikredilen bu kabile, sonra İran'ın batısına göçmüştür;
"Kadisiya" yer adının menşei), Zavul (Zabul; bundan Zabulistan), Çol
(Çöl? Gurgan = Curcaniye, havalisinde), Kernikhion (Karmir-hyon= Kızıl?
Hun), Askil-Eskil. Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu
aşikardır.
Yönetim
Akhunlarda yönetici sınıfın ve askerlerin Türklerden, idare edilen
halkların ise yerli halklar olduğu araştırmalarda belirtilmektedir.
Belirli bir başkentleri yoktu. Gor, Huo ve Sakkala'yı başkent olarak kullandılar.
Siyasi İlişkiler
Ak Hun Devleti'nin en büyük iki kabilesi Uar ve Hun kabileleri idi.
Yönetime daha çok bu kabileler hakim oluyordu. Ak Hun Devleti İran
üzerine baskılarını arttırmış ve 358 yılında Sasaniler ile bir anlaşma
yapmışlardı. Sasanilerin başına Bahram Gor gelince Ak Hunlar tekrar
saldırıya geçmiş ve onları çok ağır bir şekilde yenmişlerdi.
Sasanilerle İlişkiler
430'da Ak Hunların başına Aksuvar geçince de, İran'ın iç işlerine
karışıldı. Aksuvar himayesine aldığı Firuz'u İran tahtına çıkardı.
Firuz, bunun karşılığında Tirmiz ve Vasgirt bölgelerini Ak Hunlar'a
verdi. Ancak bir olay sonunda Firuz, Ak Hunlar'a savaş ilanı verdi.
Aksuvar ile Firuz'un orduları karşı karşıya geldi. Yapılan savaşta
Aksuvar, Turan taktiğini uygulayarak Firuz'u pusuya düşürdü. Firuz,
Aksuvar'ın önünde diz çöktü ve özür diledi. Firuz böylece ordusunu
kurtarmıştı. Ama çok geçmeden yeniden Ak Hunlar'a savaş ilan etti. Bu
savaşta Sasaniler, Aksuvar'ın kazdırdığı çukurlara saplandılar. Bu
savaşta Firuz da ölmüştür. Böylece iki devlet arasında yeni bir anlaşma
oldu. Bundan sonra Hunlar Hindistan'a seferler düzenledi. Ama yeni
kurulan Göktürk Devleti, Ak Hunları sıkıştırıyordu. Bir savaş sonunda
Ak Hun Devleti parçalanmıştır.
Mazdek İsyanında Akhunlar
480 yıllarında Sasani'de patlak veren büyük Mazdek İsyanı'nın
bastırılmasında Akhunlar yardım etmiştir. Bazı Sasani İmparatorları
Akhunlar'a sığınmıştır. 30 bin kişilik Hun ordusuyla Mazdek isyanı
bastırılmıştır.
İpek Yolunun Ele geçirilmesi
Çin kaynaklarına göre, İç Asya'da Hoten, Kuça, Aksu, Kaşgar ve etrafını
hakimiyetlerine alan Ak Hun-Eftalitler, bu arada Kuzey Hindistan'ı da
zaptetmişlerdi. Bu harekât, "Tegin" unvanını taşıyan ve Kâbil'de oturan
Toramana adındaki başbuğ tarafından idare edilmişti. İpek yolu ekonomik
kaynaklarıydı.
Hindistan'ın Zaptı
Çin kaynaklarına göre, İç Asya'da Hoten, Kuça, Aksu, Kaşgar ve etrafını
hakimiyetlerine alan Ak Hun-Eftalitler, bu arada Kuzey Hindistan'ı da
zaptetmişlerdi. Bu harekât, "Tegin" unvanını taşıyan ve Kâbil'de oturan
Toramana adındaki başbuğ tarafından idare edilmişti. 6. yüzyılın ilk
yarısında ise Toramana'nın oğlu Mihiragula (Gollas, 515-545)
imparatorluk güney kanadının en azametli hükümdarı görünmektedir.
Ordusunda, daima 700 savaş filinin bulunduğu rivayet edilir. Fakat
Budist rahipler (Song Yün ve ondan bir asır sonra buraya gelen
Hiuen-tsang), bu "Huna kralı"ndan hoşlanmamışlardır. Çünkü Mihiragula,
Budizmi ülkesi halkı için tehlikeli sayıyor ve Budistleri kontrol
altında tutuyordu. Buna karşılık, İskenderiye'den Hindistan'a giden
tüccar (sonra keşiş) Kosmas tarafından ve 530 tarihli Gwalior kitabesi
ile Sanskrit yazılı "Keşmir Vekayinamesi"nde Mihiragula, Hindistan'ın
en büyük hükümdarı olarak tasvir edilmektedir.
Göktürklerle İlişkiler
Göktürklerin güçlenmesi ve İstemi Yabgu'nun batıya yönelmesiyle
Akhunlarla-Göktürkler karşı karşıya geldi. Güçlenen Sasaniler de eski
müttefikleri Akhunlar'ın zayıflığından istifade etmek için Göktürklerle
antlaşma yaptılar ve Akhun devleti yıkıldı. Akhunlarla-Göktürkler
arasındaki siyasi ilişkilerin neden kötüleştiğine dair fazla bilgi
yoktur.
Egemenlik Alanı
Kuzey Hindistan'ın yarısı, Afganistan, Türkistan'ın bir bölümü (3.500.000 km2).
Sosyal Yaşam
Akhunlar, genel olarak göçebe bir yaşam sürüyorlardı. Buna karşın Gor,
Huo ve Sakkala'yı başkent olarak da kullandılar. Akhunlar, Asya'nın
ipek ticaretini ellerinde tuttukları sürece güçlerini korudular.
Göktürklerin İpek Yolu'nun denetimini ellerine geçirmesiyle bu
üstünlüklerini yitirdiler.
Akhun devletinin günümüze yansıyan en önemli özelliği toplumsal
yapısında uyguladıkları ve günümüz sosyalizmine benzeyen yapısıdır.
Kadından gayri her şey ortak sözü onlardan günümüze kadar gelmiştir.
Bazı teorisyenler tarihteki ilk sosyalist devlet olarak Akhunları
(Eftalitleri) gösterir.
Akhunların tarihine katkıları
* Türk devletleri arasında ilk mücadelelerin resmi olarak görüldüğü savaşları barındırır. (Göktürk - Akhun)
* Bir Türk devletinin başka bir Türk devletini yıkma amacıyla,
başka devletlerle anlaşma yapma özelliğini gösteren tarihi içerir.
(Sasani- Göktürk işbirliği sonucu)
|